“Altyapı çözülür ve huzur ortamı sağlanırsa tekstilde bir numara oluruz”


“Altyapı çözülür ve huzur ortamı sağlanırsa tekstilde bir numara oluruz” Altyapı çözülür ve huzur ortamı sağlanırsa tekstilde bir numara oluruz
SPOT: Tekstil sektörünün temel sorununun altyapı ve huzur ortamını sağlamadaki yetersizlikler olarak ifade eden GÜNTİAD Başkanı İhsan Oğurlu: Sektörün sorunlarını çözmek ve istihdam alanını açmak, bölgeye yatırımcı getirmek amacıyla önemli çaba içerisindeyiz.

 

Röportaj Hevpeyvîn Veysi POLAT

 

Güneydoğu Tekstil Sanayi ve İş Adamları Derneği’nin (GÜNTİAD) iki ay önce gerçekleşen son genel kurulunda yeniden başkanlığa seçilen İhsan Oğurlu, kuruluş amaçlarını, gelecekteki hedeflerini, bölgedeki tekstil sektörünün sorunlarını ve Diyarbakır’da kurulacak Tekstilkent Projesi’ni Abori’ye anlattı. Oğurlu’ya yönelttiğimiz sorular ve yanıtları şöyle:

 

*Öncelikle GÜNTİAD hangi amaçlarla, ne zaman kuruldu, anlatır mısınız?

 

Aynı sektörde bulunan üretici tekstil firmalarının iletişim sıkıntısını aşmak için 6 yıl önce böyle bir kurumsallaşmaya ihtiyaç duyduk. 2011 yılında derneğimizi kurduk. Diyarbakır dışındaki illerde de üyelerimiz var. Derneğimizin isminde Güneydoğu yazıyor ama Türkiye’nin değişik kentlerinden de üyelerimiz bulunuyor. Örneğin İstanbul, Batman, Mardin ve Maraş’ta da derneğimize üye olan firmalar var. Genel olarak 10 ilde üyemiz bulunuyor. Dernek kurulduktan sonra aktif olarak üreticiler için çalışmalarımız oldu. Dernek sayesinde firmalar sürekli bir araya geldi ve paslaştılar.

 

*Derneğinize üye olmanın temel kriterleri nelerdir ve üye sayınız kaç şuan?

 

50 üyemiz var. Bu konuda seçici davranıyoruz. Derneğimizin temel kriteri öncelikle üretici firma olmak gerekliliğidir. Üretim yapmayan firmaları üye yapmıyoruz. İkinci kriterimiz firmaların çalışanlarına ödemeyi zamanında yapmasıdır. Üçüncüsü üyemiz olacak firmanın iletişim anlamında sürekli dernek üyeleriyle birlikte hareket edecek potansiyele sahip olmasıdır. Dördüncüsü üye olacak firmanın piyasada kötü bir imaj bırakmaması gerekiyor. Derneğimizi kurduğumuz ilk süreçlerde üye sayımız 80’den fazlaydı. Biz bu sayıyı 50’ye düşürdük. Derneğe uğramayan, gereklilikleri yerine getirmeyen ve derneğin toplantılarına katılmayan firmaların üyeliğini düşürdük. Şuanda ciddi bir talep var. Batman ve Mardin’de ciddi bir çalışmamız olacak. Hedefimiz buralarda kurumsal bir şubeleşme çalışması yürütmektir. Şuan şubemiz yok ama ilerleyen süreçte şube açmayı düşünüyoruz.

 

*Ocak ayındaki kongrede yeniden başkanlığa seçildiniz. Yeni yönetimle belirlediğiniz hedefleriniz nelerdir?

 

Evet üç dönemdir üyelerimiz tarafından seçiliyorum. Yeni yönetimimizde altı arkadaşımız değişti. Öncelikle şimdiye kadarki emekleri nedeniyle geçmiş yönetime teşekkür ediyorum. Çok büyük emekleri oldu. Değişimin sürekli olması gerektiğine inandığımız için buradaki bazı kurumsal firmalar yeni yönetimde yerini aldı. Önümüzdeki dönem için hedefimiz İstanbul, Maraş, Denizli, Bursa ve İzmit’e gitmektir. Tekstil İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ile ilgili çalışmalarımızı bu illerdeki firmalara anlatmak istiyoruz. O firmaları buraya getirebilmek için kalkınma ajansları, ticaret ve sanayi odalarıyla birebir görüşmeler gerçekleştireceğiz. Görüşmelerde bölgemizi tanıtacağız. Buradaki durumların ne kadar önemli olduğunu ve tekstil sektöründe yaşanan sorunları anlatmaya çalışacağız.

 

2014 yılında dernek olarak bir ay içerisinde 350 kişiyi istihdam ettik. Bu yıl çok sayıda insan iş için derneğe başvuru yapıyor. Son üç ay içerisinde yaklaşık 700 kişi başvuru yaptı. Bölgede yaşanan olaylardan dolayı istihdam alanı bu yıl fazlasıyla daraldı. Yıllardır bu sektördeyim, ilk defa insanlar direk beni arayarak çocuğuma iş bul diyorlar. Bu da Diyarbakır’da işsizlik oranın ne kadar yüksek olduğunu gösteriyor.  

 

 

*Çözüm sürecinde gündeme gelen ve istihdama katkı sağlayacak olan bir Tekstilkent Projesi vardı ve bir gecikme yaşandı. Sebebi neydi? Proje şuan hangi aşamada?

 

Tekstilkent, derneğimizin en büyük projelerindendir. Diyarbakır için gerçekten büyük bir projedir. İç kamuoyunda büyük bir ilgi vardı ve hep gündemdeydi. Buradaki bütün kurumlarımız defalarca açıklama yaptı projeye ilişkin. Tüm kurumlar hem destekledi hem de ilgilendi. Onlara müteşekkiriz. Fakat bürokratik engelleri Ankara’da aşmanın ne kadar zor olduğunu bu süreçte öğrendik. Şuanda proje onaylandı. Resmi olarak Tekstil İhtisas OSB 316 Sicil numarasıyla kurulmuştur. Müteşebbis heyet oluşturulmuş ve tüzel kişilik kazanmıştır. Sadece çok kısa bir zaman dilimi içinde parselasyonun onaylanması gerekiyor. Bu onay alındıktan sonra yer tahsisi yapılacak. Tabi gecikmenin son çözüm sürecinin bitmesiyle de ilgisi var. Bu son süreçte herkes burada can derdine düşerken yatırımla ilgili çok fazla planlama yapamadık. Yatırımın buradan yapılması için sektörel anlamda hiçbir sıkıntımız yok. İstediğimiz kadar yatırımcı getirebiliyoruz. Dernek olarak çok sayıda görüşmemiz var. Ancak bütün bunların yapılması için temel olan iki sıkıntımızın aşılması gerekiyor. Nedir bu iki sıkıntı, biri altyapı diğeri de çözüm sürecinin bitmesiyle huzur ortamının yeterince sağlanamamasıdır. Çatışmalardan dolayı iş insanları yatırıma sıcak bakmıyor. Bu iki eksiğimiz var. Yoksa her üyemizin birlikte çalıştığı firmalar var. Sık sık görüşüyoruz. İstanbul’da sektördeki çok büyük firmalarla akşam yemeğinde bir araya geldik. Yine bölgeyi anlattık. Cazibe merkezi programına çok sıcak bakıldığını gördük. Çoğu da bu bölgenin insanıdır. Sonuç olarak “huzur ortamı olmadan bizim buraya gelip yatırım yapma şansımız yok” diyorlar. Nedenini de açıkladılar. Bunlar yurtdışına ihracat yapan firmalardır. İşletmemiz bir gün kapanırsa şöyle olur böyle olur diyorlar. Yani şunu anlatmaya çalışıyorum. Bizim altyapı sorunlarımız çözülür ve bölgede huzur ortamı tam tesis edilirse, bizim sektörün yatırım sorunu yoktur. Tekstil sektörünün istihdam alanı büyük ve işsizlik sorunu bu istihdam alanı ile büyük ölçüde çözümlenebilir.

 

*Tekstilkent Projesi ne zaman hayata geçecek?

 

Biz tarih çok verdik. Süreçler çok kötü geçti. O nedenle artık çok tarih vermek istemiyoruz. Fakat bu yıl temel atmayı düşünüyoruz. Elazığ yolu üzeri Dökmetaş mevkiinde alan olarak yaklaşık bin 500 dönüm alan üzerinde Tekstil İhtisas OSB kurulacaktır. Tabi bunun içerisinde yeşil alan ve sosyal tesisler de var. Bu vesileyle sizin aracılığınızla, Tekstil ihtisas OSB kurulumunda emekleri olan ve aynı zamanda Müteşebbis heyet başkanımız olan sayın valimiz Hüseyin AKSOY’a da çabaları ve katkılarından ötürü teşekkürlerimizi iletiyoruz. Aynı şekilde bu sürece destek veren ve tekstilcileri yalnız bırakmayan tüm kurumlara katkılarından ötürü teşekkürü borç biliyoruz.

 

*Bu proje hayatta geçerse Tekstilkent’in kentteki istihdama katkısı ne olacak?

 

Bizim hedefimiz 7 bin 500 ile 10 bin arasındaki yurttaşa istihdam sağlamaktır. Hesapladık bunu. Bu alan yetmeyecektir. Etrafında hazine arazileri de bulunuyor. Bu yönlü görüşmelerimiz var. Bu alan şuanda dernek üyelerimizden başvuru yapan firmalara ancak yeter. Mesela herkes JİBER’in ne kadar yatırım yapabileceğini biliyor. Gelecek firmaların da kapasitesini biliyoruz. Yani talep edilen ve gerçekleştirilecek olan şeyi net oraya çıkarabiliyoruz. Zaten Tekstilkent Projesi faaliyete geçtiğinde bir eğitim merkezi açacağız. Tekstilkent ve bağlı firmaların istihdam alanı için bütün başvuruları derneğimiz üzerinden geliştireceğimiz istihdam merkezinde alacağız. Üyeler de ihtiyaçlarını derneğe bildirecek. Bunla bağlantılı bölge eksenli bir moda tasarım merkezi kurma faaliyetlerimiz de Avrupa Birliği ve Bilim Sanayi Bakanlığı işbirliğiyle geliştirmeye çalıştığımız uzun vadeli bir hedef.

 

*Sizin üyelerinizin istihdam ettiği kişi sayısı ne kadar?

 

Bir ay önce üyelerin bildirimine göre yaklaşık 6 bin 700 kişi.

 

*Belirttiğiniz sorunların dışında sektörel olarak tekstilcilerin yaşadığı sorunlar nelerdir?

 

En temel sorunlarımızdan biri kalifiye eleman sıkıntısıdır. Bölgemizde Sanayi gelişmediği için nitelikli eleman sıkıntısı var. İkinci sorunumuz finansman. Yine bilinen Pazar problemi var. Kurumlarla ilgili bir takım sıkıntılar da var elbet. Mesela burada İŞKUR çok pasif bir durumda. Geçmişte eğitim desteği alan firmaların hemen hepsi büyük firmalardı. Hepsine ceza yağdı. Biz bunu sayın bakana da ilettik. Bir müfettiş geldi herkesi kara listeye koydu. Şuanda İŞKUR görevini yeterince ve etkin olarak yapamıyor. KOSGEB’in KOBİ’lere verdiği destek örnek alınırsa, İŞKUR’un da kendi faaliyet alanında verimli olması sağlanabilir diye düşünüyoruz. Bu konuda elbette biz sanayicilere de görevler düşüyor.

 

Bu nedenlerle dernek olarak Avrupa Birliği ve ulusal katkı ile kendi imkânlarımızı birleştirerek, Dezavantajlı Kişilerin Tekstil Ve Hazır Giyim Sektöründe İstihdamı Projesini geliştirdik ve şu an başarıyla yürütüyoruz. Türkiye’de çoğu projenin amacına uygun yapılmadığı sır değil, biz ise dernek olarak projeyi amacına ve reel sektörel ihtiyaçlarına uygun yaptık ve fazlasıyla dezavantajlı yurttaşlarımızı istihdam etmeyi düşünüyoruz. Bu projeden 150 kişi faydalanacak. Eğitim süreçleri akabinde istihdam süreci başlayacak. İstihdam yanında tekstil sektöründe örnek girişimci kadın işverenlerin çıkması için süreçler yönetilecek. Bu süreçler içerisinde önemle üzerinde eğildiğimiz husus, çalışma koşulları ve iş hayatında kadınların lehine iyileştirmelerin yaratılması ve çalışma koşullarında ayrımcılıkla mücadele edilmesidir.

 

Yine bazı sorunları aşmak için Karacadağ kalkınma ajansı ve ticaret odasıyla beraber Avrupa ve İran’a bir ziyaret gerçekleştireceğiz. Ambargonun kaldırılmasıyla beraber bizimle en fazla bağlantı kurmak isteyen İran’dır. O nedenle İran’ı ziyaret edeceğiz. İran’da ciddi bir pazar var ve üretim oldukça az.

 

*Şuanda sektörünüzün kalifiye elemana ihtiyacı var mı?

 

Çok fazla ihtiyacımız var. Bizim sektörün ihtiyacı değişkendir. Bizim sektörde genç kızlar genelde üç yıl çalışıyor. Daha sonra evleniyorlar ve maalesef çalışamıyorlar. Bizim de bu konuda eksiğimiz var. Eğer Tekstilkent gibi bir yerde üretim yaparsak, çocuk kreşi-ana okulu kurar ve demin konuştuğumuz proje hedeflerini başarırsak, insanlara daha çok güven vermiş oluruz.

 

*Öte yandan iç giyim firması JİBER’in kurucususunuz. JİBER, Diyarbakır’da doğan ama yurtdışına kadar açılan bir firma düzeyini yakaladı. Firmanın yeni yatırımları olacak mı? İstihdam ettiği kişi sayısı ne kadardır?

 

İstihdam ettiği kişi sayısı 300’ün üzerinde. JİBER grup oldu. Merkezi Diyarbakır’da ama Türkiye’nin her yerinde ürünleri satılıyor. Şuanda JİBER’in kendisine ait Türkiye’de 22, Kürdistan bölgesinde de 5  mağazası var. Fakat kendi mağazası da bir müşteri gibidir. Güzel olan şu: Şuan 10 ülkeye ihracat yapıyoruz ama Azerbaycan’a direk ürün satmadığımız halde o ülkede Jiber’i görmek bizleri mutlu etti. Diğer yandan mağazacılık konusunda ilerleme kaydediyoruz, bu yıl 10 yeni mağaza açma hedefimiz var. İstihdam sayımızı artırmak için yeni bir fabrikanın temelini attık. Çorap fabrikası kuruyoruz. O da inşallah bu yıl üretime geçecek. JİBER’in ürün çeşitliliği yaklaşık dört yüz kalemi buluyor. JİBER’in hak ettiği yere gelmesi için çaba harcıyoruz, daha çok yorulup daha çok çalışacağız. 

 

*JİBER’in yatırımı ne kadar?

 

Toplamda 15-20 milyon TL civarındadır. JİBER olarak 1 milyon 700 bin dolara yakın ihracat gerçekleştirdik. Diyarbakır’ın tekstil ihracatında ilk sıralarda yer alıyoruz.